Kalp ve Damar Hastalıkları
Cerrahisi Uzmanı:
Op. Dr. Cafer Abbasoğlu 

Varis tedavileri, Skleroterapi, Selülit, Lenf ödem ve diyabete bağlı damar ve dolaşımla ilgili hastalıklar konusunda uzman bir isme danışın


 DEVAMI 

Sağlığınıza önem verin,
onu geri kazamak için 
gecikmeyin.

Kalp-damar ve dolaşım sistemi hastalıkları gerekli önem verilmediğinde daha büyük ve ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.


Sağlığınızı geri kazanmanız için gerekenleri

dikkat ve titizlikle uyguluyor, sağlığınıza önem veriyoruz.

Opr. Dr. Cafer Abbasoğlu

Damar Hastalıkları, Varis ve Diyabet Hakkında Bilgiler

Kulak Çınlaması Tedavisinde Düşük Enerjili Lazer Mucizesi

“Ortamda ses olmadığı halde ses varmış gibi algılamak” olarak tanımlanan kulak çınlaması, basit bir kulak kiri, sistemik hastalıklar, tiroit problemleri, nörolojik bir takım rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir. Kulağında sürekli çınlama olan hastalar dışarıdan gelen sesleri rahat algılayamadığı için meydana gelen kaygı,depresyon , başağrısı ve sinirlilik hallerinden dolayı sık sık iyileşme umutlarını hatta yaşama sevinçlerini bile kaybedebilirler. Son dönem ülkemizde de uygulanmaya başlayan Düşük enerjili lazer tedavisi (lllt) ile bu durum artık değişebilir!

 

Tüm hastalıklarda olduğu gibi, kulak çınlaması ve benzeri rahatsızlıklarda da teşhis ve tedavi ne kadar erken olursa iyileşme başarısı da o kadar yüksek olur.

 

Kulak ÇınlamasıLLLT daimi kulak çınlaması ve benzeri iç kulak hastalıkları (tinnitusa bağlı kısmi sağırlık, kulakta basınç, baş dönmesi, akut işitme kaybı ve işitme bozukluğu) tedavisinde oldukça etkili alternatif bir tedavidir. Ayrıca lazer ışın tedavisi, kardiyovasküler sistemi uyaran Gingko Biloba infüzyon tedavileri, oksijen basıncı tedavileri ve manyetik alan tedavileri gibi çokça bilinen ancak genellikle sınırlı sonuç alınabilen tedavi yöntemlerine karşı da etkili bir alternatiftir.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi, kulak çınlaması ve benzeri rahatsızlıklarda da teşhis ve tedavi ne kadar erken olursa iyileşme başarısı da o kadar yüksek olur.

Ayrıntılar

Meme Ameliyatından Sonra Kollardaki Lenfödemin Nedenleri Ve Tedavisi

Kolda Lenf ÖdemLenfödem, lenf akımının engellenmesi sonrası ortaya çıkan tedavisi çok zor olan bir rahatsızlıktır. Çeşitli nedenlerden ötürü zarar gören ve bozulan lenfatik sistem uygun miktarda lenf akımını sağlayamazsa sıvı hücreler arası boşluğa veya lenfatik boşluğa dolar. Alt extremiteleri etkilediği gibi üst extremiteleri de etkileyen lenfödem vücutta gövde ve bazen yüzde bile görülebilir.

İki türlü lenfödem vardır :

Primer lenfödem zedelenme, burkulma, çarpma veya düşme sonucunda ortaya çıkan bir hastalık durumudur. Primer lenfödem kalıtsal olup genelde kadınlarda 35 yaş öncesinde hamilelik döneminde ortaya çıkar.

Sekonder lenfödem ise tümör cerrahisi ( meme veya rahim kanseri ameliyatı) sonrası oluşan ve tekrarlayan insizyon yerlerinde oluşur. Post enflamasyona uğramış skarlar, izler, travma, tiroid hastalıkları obezite, kronik venöz yetmezlik sonrası ortaya çıkan lenfatik sistemin tıkanmasıdır.Genelde tek taraflı alt extremitede olmasına rağmen bazen alt ve üst extremite birlikte olabilir.

Lenfödem hastalarının şişliklerini tedavi etmek çok zor olduğundan hastalar genelde çok stresli olurlar.

Ayrıntılar

Diabetik Ayaklarda Hayat Kurtaran Işık

LLLT ( Low Level Laser Terapi) tedavisi değişik dalga boylarında, değişik frekanslarda, değişik süre ve değişik güçte lazer ışını seçilerek çoğunlukla diğer tedavi metodları ile birlikte kombine kullanılan bir tedavi yöntemidir.

Lllt poliklinik ortamında uygulanan ağrısız, acısız ve yan etkisiz bir tedavidir…

Diyabetik AyakDiyabetik ayak sendromu şeker hastalığı kaynaklı ciddi kronik bir komplikasyondur. Şeker hastalığının damar ve sinirlerde yarattığı hasarlar zaman içinde bazı organlarda fonksiyon bozukluklarına yol açar. Sinir ucu harabiyeti veya atardamar tıkanıklığından oluşan yaralarla birlikte bu hastalıktan en çok etkilenen organların başında ayaklar gelmektedir. Diyabetik ayak çoğunlukla hasta bacağın ampütasyonuna kadar gidebilen ciddi organ kayıplarına sebep olabilmektedir. Günümüzde uygulanan standart tedavi yöntemleriyle bu yaraların iyileşmesi oldukça zor bazen de imkansızdır. Genellikle zor iyileşen ve uzun süren kronik cilt ülseri yaşattığı ağrılar ile hastanın yaşam kalitesini ciddi derecede etkilemektedir.

Ayrıntılar

1 2 3 5