Kalp ve Damar Hastalıkları
Cerrahisi Uzmanı:
Op. Dr. Cafer Abbasoğlu 

Varis tedavileri, Skleroterapi, Selülit, Lenf ödem ve diyabete bağlı damar ve dolaşımla ilgili hastalıklar konusunda uzman bir isme danışın


 DEVAMI 

Sağlığınıza önem verin,
onu geri kazamak için 
gecikmeyin.

Kalp-damar ve dolaşım sistemi hastalıkları gerekli önem verilmediğinde daha büyük ve ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.


Sağlığınızı geri kazanmanız için gerekenleri

dikkat ve titizlikle uyguluyor, sağlığınıza önem veriyoruz.

Opr. Dr. Cafer Abbasoğlu

Damar Hastalıkları, Varis ve Diyabet Hakkında Bilgiler

Kalça Kireçlenmesinde Protezi Geciktiren Düşük Enerjili Lazer Tedavisi

Günümüzde sıklıkla görülen ve insanların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kalça kireçlenmesi tedavi yöntemlerinde son çare olarak bilinen protez takılmasını düşük enerjili lazer tedavisiyle ertelemek ve hastanın yaşam kalitesini arttırmak mümkün.

Kalça eklemi hayatımız boyunca yürümeden merdiven inip çıkmaya kadar sıradan günlük işlerimizde bacaklarımızı hareket ettiren oldukça önemli bir eklemdir.

Kalça Kireçlenmesinde Protezi Geciktiren Düşük Enerjili Lazer Tedavisi

Kalça eklemindeki kıkırdağın aşınması, dejenerasyonu ve incelmesi sonucu alttaki kemiklerin birbirine sürtünmesiyle oluşan kalça kireçlenmesinin sebep ve belirtilerini Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Cafer Abbasoğlu şu şekilde açıkladı: Kalça kireçlenmesinin sebepleri ailesel faktörler, aşırı kortizon kullanımı, damarsızlaşma ile oluşan doku ölümü, yaşlılık, obezite, kalçaya genelde aşırı yük bindiren meslekler şeklinde sıralanabilir. Belirtileri ise en çok bacak bacak üstüne atarken veya bağdaş kurarken zorlanma, sabah uyandığında bazen uyluğa, bazen de kalçaya yayılabilen ve kasık bölgesinde oluşan ağrı ve sertlik, günlük hareketlerde bile oluşan kısıtlanmalar şeklinde kendini gösterir. Ağrılar aktivite ile artar, dinlenmeyle azalır. Tedavi olmaz ve kireçlenme ilerlerse, ağrılar istirahat halinde de devam eder ve gece uykudan uyandıran şiddetli ağrılara dönüşür.

Koksartroz dediğimiz geçmeyen fonksiyon kaybı hatta baston kullanımına sebep olan kireçlenme ağrılarını düşme, çarpma gibi durumlardan kaynaklanan ve kısa istirahatle geçen ağrılarla da karıştırmamak gerekir. Hastalığın tespitinde röntgen filmi, bilgisayarlı tomografi taramaları, MR taramaları ve kan testlerine ihtiyaç duyulur.

Kireçlenmede etkili tedavi düşük enerjili lazer tedavisi

Op.Dr. Cafer Abbasoğlu “Kalça kireçlenmesinde total kalça protezi operasyonu, özellikle ileri yaş hastalara başka hiçbir tedavi yöntemi sonuç vermediği zaman uygulanabilir. Protezlerin ise ortalama10-12 yıllık bir ömrü olduğundan tekrarlanan her protez operasyonunun ilkine göre daha başarısız olma ihtimali söz konusudur. Bu durumda protez operasyonunu yıllarca ileriye bırakmak hasta açısından ciddi bir avantajdır. İşte düşük enerjili lazer tedavisi tüm dünyada kalça kireçlenmesinde bu yüzden sıkça tercih edilen başarılı tedavi yöntemlerinin başında gelir” dedi.

Düşük Enerjili Laser Tedavisi Uygulanışı :

Damar yolundan ince bir katater yardımıyla uygulanan lazer tedavisi hastaların şikâyetleri, mr ve damarsal bulguları değerlendirildikten sonra günde 1 saatlik seanslar şeklinde toplamda 6 veya 8 seans olarak uygulanır. Hastanede yatış ve ameliyat sonrası belli bir istirahat sürecinin hiç yaşanmadığı düşük enerjili lazer tedavisi günlük hayatla birlikte ilerleyen bir tedavi şeklidir. Tedaviden hemen sonra hastaların büyük ölçüde şikâyetlerinin azalıp, hareketlerinin rahatladığı görülür. Kalça kireçlenmesi normalde geriye dönüşümsüz bir hastalık olmasına rağmen düşük enerjili lazer tedavisi ile eklem kıkırdakları ve alttaki kemik dokuda kanlanma ve beslenmenin artması hücre çoğalmasını hızlandırır. Böylece başlangıç ve orta evredeki hastalık tamamen iyileşirken ileri evre vakalarda ise genel durumda %60-80 rahatlama sağlanarak protez operasyonu yıllarca ileriye bırakılabilir. Bu durum da günümüz yaşam koşullarında hastalar için oldukça ciddi bir kolaylık sağlar.

YÜZ FELCİNDEN DÜŞÜK ENERJİLİ LAZER TEDAVİSİYLE KURTULUN

Havaların bir anda soğuması, özellikle rüzgârın etkili olduğu sabah saatlerinde korunmadan dışarı çıkılması sonucunda gerçekleşen yüz felci vakalarında düşük enerjili lazer tedavisiyle problemli bölgedeki ödem çözülerek hastanın hızla iyileşmesi sağlanıyor.

Yüz Felcinde Düşük Enerjili Lazer Tedavisi
Yüz Felcinde Düşük Enerjili Lazer Tedavisi

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Cafer Abbasoğlu kış aylarında birden bastıran soğuklar nedeniyle daha sık rastlanan yüz felcinden düşük enerjili lazer tedavisiyle kurtulmanın mümkün olduğunu dile getirdi.

Damar Cerrahisi Uzmanı Abbasoğlu, “yüz felci, yüzümüzün her iki yanında kasların hareketini sağlamak için bulunan iki tane sinirin herhangi bir nedene bağlı olarak hasar görmesi sonucu kasları yönetememesiyle meydana gelen ciddi bir sağlık sorunudur. Beyindeki bir hasardan dolayı meydana gelen ve beraberinde vücudun başka yerinde de inme gibi bulgular oluşturan santral yüz felci ve başına bir olay gelmesi dolayısıyla oluşup sadece yüzün o tarafını etkileyen periferik yüz felci şeklinde iki çeşittir. Yüz felcine neden olan önemli faktörlerden biri de yüzün ciddi rüzgâr ya da soğuğa maruz kalmasıdır. Soğuğa maruz kalma sinirin o kemik kanal içerisinde ödemlenmesine neden olabilir. Soğuk dışında metabolik hastalıklar, travmatik nedenler, özellikle uçuk gibi viral enfeksiyonlar, orta kulak iltihabı, tükürük bezi tümörleri, nezle, grip gibi bazı üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası sinirde oluşan ödem de yüz felcine neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığı, lipid yağ hastalıkları gibi metabolik hastalıklarda daha fazla yüz felci riski vardır ” dedi.

 

Yüz Felcinde Düşük Enerjili Lazer Tedavisi :

Yüz sinir ödem ve harabiyetine bağlı felçlerde düşük enerjili lazer tedavisinin dünyanın büyük kliniklerinde kullanıldığını dile getiren Dr Cafer Abbasoğlu ” düşük enerjili laser tedavisi yüz felci tedavisinde olağanüstü etkili olup özellikle erken aşamada tedaviye başlanan vakalarda kısa sürede tam iyileşme ve şifa ile sonuçlanır. Daha kronikleşmiş ve diğer medikal yöntemlerle de geçmeyen vakalarda ise düşük enerjili lazer tedavisi ile ciddi toparlanma ve iyileşme sağlanır.

Hastanın geçirdiği felcin nedenine bağlı olarak hekim lazerlerin dalga boyu ve gücünü seçerek ardından da kaç seans uygulanacağını belirleyerek tedaviye başlar. Işın renginin hekim tarafından seçilip hangi dalga boyu ve türünün kullanılacağına karar verilmesi tedavinin en önemli kısmıdır. Her gün damar yolundan ince bir kanül aracılığıyla 1 saat süreyle uygulanan ışınlar bölgedeki ödemi çözerek hastanın şikâyetlerini büyük ölçüde azaltır. Gerginlik ve harabiyet hissinden kurtulan hasta daha rahat ve konforlu bir şekilde hayatına devam eder” şeklinde konuştu.

SICAK HAVALARDA KALP SAĞLIĞI AÇISINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Dr.Cafer Abbasoğlu
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Kalp krizi veya felç geçirmiş, kalp ameliyatı olmuş, damarlarında daralma ya da yüksek tansiyonu olan hastalar sıcak havalarda, özellikle güneşin dik geldiği saatlerde sokağa çıkmasın. Mecburen dışarıda olacaksa gölgede kalmaya dikkat etsin. Bu hasta grubu için sıcak oldukça tehlikelidir. Sıcakta terler, su ve tuz kaybederiz. Tuz kaybı tansiyonu yükseltir. Yükselen tansiyon beyindeki damarlarda basıncı ve yeniden felç geçirme riskini arttırır. Biz bu hastalara dışarıda şemsiye ya da şapka kullanmalarını öneriyoruz. Bol su içmeli ve serin yerlerde kalmalılar.

KALP HASTALARI SUYU ASLA İHMAL ETMEMELİ..…
Bu hastalar mutlaka su içmeli. Çay, meyve suyu, ayran, limonata… Yaz günlerinde tüm bunlar çok içiliyor. Ama bizim asıl önerimiz sudur. Mevsim yaz olunca soğuk su tercih ediliyor ama biz hastalarımıza oda sıcaklığındaki suyu öneriyoruz. Soğuk su kalp krizi için bir uyarandır. Uzak durmak lazım. Hastalar bol bol su içsinler ve gün içinde bir bazen iki kere ılık suyla duş alsınlar. Bu duş yarım saate kadar sürebilir. Duş alırken özellikle bacaklarına, aşağıdan yukarıya doğru masaj yapsınlar. Sabunlu bir lifle bacaklarını aşağıdan yukarıya doğru ovabilirler. Özellikle ayak tabanlarına ve parmak aralarına bastırarak masaj yapsınlar. Su aynı zamanda

BU BELİRTİLER ÖNEMLİ..…
Gözlerde kararma, baş-omuz-kol ağrısı, bacaklarda güçsüzlük, halsizlik belirtileri kalp hastaları için oldukça önemlidir. Bunlar büyük sinyallerdir. Bu belirtiler varsa hastalar önce serin bir yere geçip su içerek istirahat etmelidir. Şikayetlerin durumuna göre doktorlarını haberdar etme ya da hastaneye gitmek de gerekebilir.

Sıcak havada sıcak ve gaz yapan yemeklere dikkat…
Bu mevsimde ağır, gaz yapan yemeklerden uzak durmak, kızartılmış yiyecekler yerine haşlanmış ya da fırında pişmiş ve soğuk yenen yemekleri tercih etmek önemlidir. Kalp hastalarının kullandığı bazı ilaçlar da gaz yapar. Bir de gaz yapan yiyecekler yenince sindirim sisteminde artan gaz kalp bölgesine basıncın artmasına yol açarak şikayetlerini arttırır. Yaz mevsiminde özellikle zeytinyağlı sebze yemekleri ve balık öneriyoruz.

Kalp hastaları soda yerine su içmeli…
Sodalar birbirinden farklı içerikleri sahip. Çoğunun içinde sodyum, potasyum, magnezyum farklı olabilir. Soda içmek yerine su içsinler. Su içilince vücut ihtiyacı olan mineralleri kendisi ayarlayabilir, sodaya çevirebilir. Soda anlık bir ferahlama oluşturabilir ama bu sadece bir damak tadıdır. Ben hekim olarak sodayı çok tavsiye etmiyorum. Onun yerine su içsinler…

Sıcak havalarda egzersizin saati önemli…
Kalp hastaları için egzersiz çok önemlidir. Özellikle yürüyüşü tavsiye ediyoruz. Ayak bileklerindeki hareket damar sağlığı için çok önemlidir. Buradaki pompalar doğru çalışırsa kalp hastalarının bacaklarında sıklıkla gördüğümüz ödem hızla azalır. Ancak sıcak saatlerde egzersiz yapılmamalı, daha serin saatleri tercih etmeliler.