.

.

Lenf Ödem PDF Yazdır e-Posta

LENF NEDİR?

Bir çeşit dolaşım sistemi olmasına rağmen dolaşım sisteminden yapısı itibari ile farklı olan lenfler akyuvar içeren kan plazmasına benzeyen renksiz bir sıvıdır. Lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur. Dolaşım sisteminden bağımsız olarak çalışan lenfatik sistem bağışıklık sistemi içeriğini yine dolaşım sistemine boşaltır.

 

 2

 

 

Lenfatik Kapiller

Lenfatik sistemin superfizial kapilleri cilt altına uzanmaktadır. Lenfatik kapillerdeki boşluk 0.1 Mm ile 100 Mm arasındadır. Kan kapillerine göre de yüksek derecede elastiktir. Lenfatik toplayıcı damarları 150 mm ve 160 mm arasındaır. Lenf kanalları direkt olarak majör lenfatik gövdeye bağlanır. En geniş lenfatik gövde , postriyor mediasatrıum ve vücudun yarısından daha azını taşır.

3 

1

 

 

Lenfödem Nedir?

Lenfödem , lenfatik sıvının kol ya da bacaklar gibi dokularda birikmesi sonucu gelişen bir hastalıktır. Vücudumuzda dolaşım sisteminin atardamar ve toplardamarlardan sonraki üçüncü elemanı lenf sistemidir.

Lenf sistemi çok ince damarlar ve bunların arasındaki lenf bezlerinden oluşur. Hemen bütün organların lenf damar ya da kanalları bulunur. Bunlar uzuvlardan gelen damarlarla birleşerek sonunda köprücük kemiği hizasında toplardamarlara açılırlar.

Lenf sıvısı dokuların ve hücrelerin arasındaki sıvıdır. Bu sıvı önemli oranda protein, su, yağ ve hücre artıklarını içerir. Bu sıvı aynı ovalardaki taban suyu gibi fazla oldukça lenf damarları tarafından toplanılıp, lenf bezlerine getirilir. Lenf bezleri yabancı maddeler ve artıkları süzüp, sıvının kan dolaşımına verilmesini sağlarlar. Eğer lenf damarları ya da bezleri hasar görmüşe, lenf sıvısının dolaşımı rahatça yapılamaz ve sıvı dokuda birikmeye başlar. Sonuçta kollar, bacaklar veya organlar bu sıvının birikmesi ile şişer. Şişlik bir süre sonra kalıcı olmaya ve daha da artmaya başlar. Deri kalınlaşır, bacak ya da kol daha da şişer ve işlev bozulur, yaşam kalitesi düşer.

 

 İki çeşit lenfödem vardır:

· Doğuştan gelen (primer) lenf ödem: Lenf damar ya da bezlerinin doğuştan olmaması sonucu gelişir. Ancak şişlik yıllar sonra gençlik döneminde belirir. Nadiren bebeklikte olan lenfödem ise Milroy hastalığı olarak ifade edilir.

 

Sonradan oluşan lenf ödem (Akkiz yada sekonder lenf ödem): Lenf damarlarının hastalıklar ya da tedaviler sonucu tahrip olması nedeni ile gelişir. Doğuştan olan lenf ödeme göre daha yaygındır.

Lenfödem genelde süreli (kronik) olur ve bir kez geliştikten sonra yaşam boyu devam eder. Tedavisi oldukça güçtür. Şişmiş olan kol ya da bacaklar enfeksiyona çok duyarlıdır. Kaşıma, böcek ya da sinek ısırması gibi basit yaralanmalar bile enfeksiyon başlatır. Bu enfeksiyon öncelikle lenf damarları içinde olur ve lenfanjit olarak tanımlanır. Lenf ödemli hastalarda çok sık lenfanjit gelişir ve her gelişen enfeksiyon atağı lenf damarlarını daha da tahrip eder. Böylece yıllar içinde şişlik daha da artar. Enfeksiyonlar nedeni ile deri ve dokularda nedbe dokusu gelişir, deri kalınlaşır ve olay giderek geri dönülmez hale gelir.

Lenf ödem etiyolojisi

 

Akut Kronik

Travma                                 Tromboflebis

Cerrahı                                 Kardiyak yetmezlik

Yanıklar                               Sabitlenme

Radyasyon sonrası

Böbrek yetmezliği

Hepatik hastalıklar

Sistemik enfeksiyon

Gelişimsel

       

 

 

Lenf Ödem Belirtileri:

Lenfödemde şikayetler hemen kendini belli etmeyebilir. Lenf yollarında hasar oluştuktan 15-20 yıl sonra bile şikayetler başlayabilir.

Bu şikayetlerden bazıları:

· Bacaklarda ağırlık hissi, gerginlik, güçsüzlük veya acıma,

· Bileklerde esnekliğin azalması

· Ayakkabı ya da yüzüklerin sıkması

· Şişlikler

· Bileklerde şişlikle beraber derinin kalınlaşması, çatlaması, fil derisi gibi görünmesi,

· Ayak bileğinden itibaren ayakların sütün gibi kalınlaşması: Fil bacağı görünümü

 

6

 

Lenf ödemin aşamaları:


1. Aşama (kendiliğinden inen şişlik):

Bacakta şişlik vardır ve bu şişlik akşam yatıldığında normale döner. Diğer bir ifade ile sabah bacak normaldir, ama günün ilerleyen saatlerinde şişer. Bu aşamada şişliğe basmakla deri içeri çöker ve bir süre çökük kalır. Daha seyrek olarak görülmektedir. Lenfatik sistemin konjenital abnormalitesi ile sonuçlanır.


2. Aşama ( kendiliğinden inmeyen şişlik):

Doku kalınlaşıp katılaşmıştır ve şişlik devamlıdır. Şişliğe basıldığında çöküntü oluşmaz. Akut ya da kronik olarak daha çok görülen forumudur. Lenfatik dokunun tıkanması ya da lenfatik kanalların tıkanması ile sonuçlanır.

Akut form, genellikle travmayı takip eder ve geleneksel metodlarla çözülür. Kronik versiyonu daha can sıkıcıdır. Kronik lenfoma ,kronik karaciğer hastalığı , tromboplebit, sistemik enfeksiyon , komplikasyon gösterebilir.


3. Aşama (fil bacağı):

Doku şiştir ve artık şişlik indirilemez. Bacak belirgin olarak kalınlaşmıştır. Genelde tedaviye dirençli lenf ödem bulunur.

Nedenleri: 

Sonradan oluşan lenf ödemin en yaygın nedeni lenf damarlarının çeşitli tedavi yöntemleri ile hasar görmesine bağlıdır. Örneğin kanser için yapılan ameliyatlar ya da radyasyon tedavisi sonrası lenf damarları sıklıkla hasar görür ve lenfödem oluşabilir. En tipik örnek meme kanseri cerrahisi sonrası kolda gelişen lenfödemdir. Bunun yanında lenf yollarının üzerinde yapılan çeşitli ameliyatlar, yanıklar, lenf yollarını tahrip eden tekrarlayan enfeksiyonlar lenfödem gelişimine katkıda bulunur.

 

7
Dr. Cafer Abbasoğlu’nun hastalarından kronik lenfödem vakası

Tanı:

Öncelikle doktor hastanın genel sağlığı, şikayetleri hakkında bilgi edindikten sonra, hastayı muayene eder. Ayrıca doktor şişmiş olan bacakların çevresini ölçer ve birbiriyle karşılaştırır.  

Tanıyı kesinleştirmek için doktor şu tetkiklerden bir ya da birkaçını ister:

· Lenfosintigrafi: Radyoaktif bir maddenin derialtına verilerek lenf sistemi içindeki akımın görüntülenmesidir. Bu şekilde lenf yolları içinde tıkanıklık olup olmadığı belirlenebilir.

· Manyetik rezonans görüntüleme (MR): Manyetik akım ile dokuların yapısı değerlendirilir. Bu şekilde lenf ödeme özgü görüntü olup olmadığı dokularda aran- maktadır.

Bilgisayarlı tomografi: Kesitsel görüntülerde lenf ödem olup olmadığı yada lenfyollarına bası olup olmadığı belirlenir.

· Doppler ultrason: Bacakta şişlik oluşturabilecek diğer durumlardan örneğin venöz yetmezlikten lenfödemin ayırt edilmesi sağlanır.

· Lenfanjiografi: Özel bir boyanın lenf damarlarına enjekte edilip, röntgen çekilmesi prensibine dayanır. Günümüzde çok daha az kullanılmaktadır.

Tedavi:

Lenfödem ne yazık ki tam olarak tedavi edilemeyebilir. Bu nedenle amaç lenf ödemin ilerleyerek daha kötü hale gelmesinin engellenmesidir. Eğer lenfödem açısından risk var ise lenfödem oluşması engellenmeli, eğer hafif lenfödem var ise de kötüleşmesi engellenmelidir.  

Tedavide, kumaşla lenf ödemli bölgenin sarılması,düşük dozda lazer terapisi, yahut pressoterapi uygulanmaktadır.

Düşük dozda lazer terapisi akut ve kronik lenf ödemde etkilidir. Dört haftadan daha az bir sürede tedaviye cevap verildiğini görmekteyiz. . Lenfödem tedavisinde bu yüzden Bioflex düşük yoğunluklu lazer terapi sistemi tavsiye edilmektedir.

 

8

Yaralanma ve enfeksiyon gelişimini engellemek için yapılabileceklerden bazıları aşağıda sıralanmıştır.

.Bacaklarınızı ya da kollarınızı düzenli yıkayın, kurulayın ve bir losyon sürün,

· Kolda ise sorun günlük işler sırasında eldiven giyin,

· Ağır yük taşımayın

· Kılları tıraş etmek için elektrikli tıraş makinesi kullanın,

· Yalınayak gezmeyin,

· Bacak bacak üstüne atmayın,

· O taraftan iğne yaptırtmayın, kan basıncı ölçtürtmeyin.

· Çok uzun süre ayakta durmayın

· Egzersiz ya da yürüme süresini yavaş yavaş arttırın

Lenf ödemin tedavisi konusunda tıp dünyasında kesin bir fikir birliği sağlanamamıştır. Bununla beraber masaj, özel egzersizler,kompresyon çorabı yada bandajlar, dışarıdan baskı uygulayan özel pompalar ile lenfödem kontrol altında tutulmaya çalışılır.

Eğer bir enfeksiyonu takiben lenfödem gelişmiş ise öncelikle enfeksiyon uygun antibiyotiklerle tedavi edilmelidir. Enfeksiyonun tekrarlamasını engellemek için antibiyotik tedavisinin süresi bir yılı aşabilir. Eğer belirgin bir enfeksiyon yok ise “Tam şişmeyi azaltıcı tedavi” yöntemi uygulanır.

· Elle masaj ile lenf akımına yardımcı olunması,

· Bandaj

· Cilt bakımı ve diyet

· Kompresyon giysileri (eldiven, kolluk, çorap),

9

 

· Egzersiz

· Hastanın kendisinin yapacağı masaj ve bandaj

Bu yöntemler ile şişlik kontrol altında tutulmaya çalışılır. Bu yöntemler kanser cerrahisi sonrası yapılan lenfödemde bu tip bir tedavi şişliği daha kötü hale getirebilir. Eğer enfeksiyon var ise enfeksiyon geçinceye kadar bu tedavi uygulanmamalıdır. Ağrı veya kalp yetmezliği varsa, bu durumlar kontrol altına alınıncaya kadar şişlik azaltıcı tedavi uygulanmaz.

Pressoterapi

Vücuda basınç masajı yapabilen cihazlarla, vücuttaki lenfatik ve venöz dolaşım hızlandırılır. Böylece damarlar arasında biriken sıvının drene edilmesine ortam yaratılır. Çeşitli hastalıklar sebebiyle vücutta oluşan ödemin atılmasında, selülit tedavisinde, bölgesel zayıflama ve vücut sıkılaştırma programlarının etkinliğini arttıran bir yöntemdir.

 

10

Dr. Cafer Abbasoğlu pressoterapi yaparken

 

 

 

 

Bu tedavi yöntemi,  aşırı derecede dolaşım bozukluğu olanlar ve ileri derecede dolaşım bozukluğu sorunu yaratan rahatsızlığı olanlar dışındaki herkese uygulanabilir. Gevşemiş kas dokusu ve vücut sarkıklıklarının toparlanmasında
Hamilelik sonrası oluşan varis, ödem (su toplanması) ve sarkıklıklarda
kilo probleminde ve selülit probleminde, lenf akımının düzenlenmesinde kullanılabilir.

 Fizyolojik etkileri

      Hücreler arası sıvıların tekrar emilimini arttırır.

      Veniz ve lenfatik drenaj işlemi için organik filtrelere doğru pompalamayı uyarır.

      Dokunun elastikiyetini arttırır ve yeniden canlandırır.

           Uygun programı kullanarak drenaj öncesi lenfatik kanalları açarak lenfatik nodüllerin çalışmasını sağlar

 

20

Dr. Cafer Abbasoğlu ve hastası

 

 

 

 

21

Dr. Cafer Abbasoğlu pressoterapi tedavisinde.

 

LAZER NEDİR?

LENFÖDEM TEDAVİSİNDE YERİ NEDİR?

 Yeni enerji kaynakları arasında en yeni ve en hızlı gelişmiş olanı lazer ışınıdır.

1960 senesinde ABD’de Theodore H. Maiman tarafından keşfedilmiştir. Normal ışık, dalga boyları muhtelif, rengarenk, yani farklı faz ve frekansa sahip dalgalardan meydana gelir. Lazer ışığı ise yüksek genli, aynı fazda, birbirine paralel, tek renkli, hemen hemen aynı frekanslı dalgalardan ibarettir. Optik frekans bölgesi yaklaşık olarak bir trilyon hertz ile üç bin trilyon hertz arasında yer alır. Bu bölge, kırmızı ötesi ışınları, görülebilen ışınları ve elektromanyetik spektrumun morötesi ışınlarını kapsar. Buna karşılık mikro dalga frekans bölgesi yaklaşık olarak 300 milyon hertzden 300 milyar hertze kadar uzanır. Yani, lazer çok yüksek frekanslarda çalışır.

 

22

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi en yüksek dalga boyuna sahıp ve dokunun en derinine etki eden lazer ışını kırmızı olanıdır. En yüksek frekans aralığı ve en yüksek dalga boyuna sahiptir. Etki alanı dalgaboyu aralıkları düştükçe düşmektedir ki bunu da tablodan görebilirsiniz.

    Düşük enerjili lazer tedavisi lenfödemli hastalara da uygulanmakta olup, kumaş ve pressoterapinin yanında farklı bir tedavi yöntemidir. Düşük enerjili

lazer tedavisinin en önemli etkisi damarlarda arterioller yani ince kılcal damarlar üzerinedir. Işınlar arteriolleri 3-5 kat genişleterek etkisini gösterir.

 

23

Kola uygulanan lazer ışını

 

Sonuç olarak, lenfödem, lenf sisteminden kaynaklanan bir hastalıktır. Tedavisinde ise düşük vakalarda özel kumaşlı kıyafetlerle; daha ileri vakalarda ise pressoterapi ve düşük enerjili lazer ışını kullanılmaktadır.

 

 

 

BİZİ TAKİP EDİN

Facebookyoutube


- ANKET -

Görüşleriniz Bizim İçin Değerli.

Muayene ve Ranadevu için

Okmeydanı Damar Merkezi

Darülaceze Caddesi Ekşioğlu İş Merkezi No:36 Kat:3 D:3

Okmeydanı SSK Hastanesi Karşısı Şişli /İstanbul

Tel: 212 320 30 22

Fax: 212 320 30 55

www.varistedavileri.com
www.caferabbasoglu.com
www.varistedavim.com 

You are here: